OYOY

OY Avukatlık

Ticari Alacak Tahsilinde İcra Süreci: Adım Adım Rehber

İlamsız ve ilamlı icra yolları, ihtiyati haciz ve alacaklıların sık yaptığı hatalar. Ticari alacağınızı tahsil etmek için izlemeniz gereken hukuki süreç.

Bloga dön

5 Mart 2026

Ticari hayatta en sık karşılaşılan sorunlardan biri, faturalandırılmış hizmet veya mal karşılığında bedelin zamanında ödenmemesidir. Alacaklı taraf çoğu zaman “mahkeme mi, icra mı?” sorusunda tereddüt yaşar. Oysa doğru strateji; alacağın niteliği, delil durumu ve borçlunun mal varlığına göre belirlenmelidir.

İlamsız icra takibi nedir?

Elde senet, fatura, sözleşme, e-posta yazışmaları veya mutabakat kayıtları gibi belgelerle desteklenen alacaklar, çoğu zaman ilamsız icra yoluyla takip edilebilir. Borçlu, icra müdürlüğüne gönderilen ödeme emrine itiraz edebilir; itiraz halinde alacaklı genellikle itirazın kaldırılması veya alacağın tespiti için mahkeme yoluna gider. Sürecin başında doğru talep ve eksiksiz belge sunumu, aylarca sürebilecek gecikmeleri önler.

İlamlı icra: Mahkeme kararı veya ilam niteliğinde belgeler

Kesinleşmiş mahkeme ilamı, tahkim kararı veya kanunda sayılan diğer ilam niteliğindeki belgelerle doğrudan ilamlı icra başlatılabilir. Borçlunun itiraz hakkı sınırlıdır; bu nedenle uyuşmazlık önceden mahkemede çözülmüşse tahsilat genellikle daha hızlı ilerler.

İhtiyati haciz ne zaman gündeme gelir?

Borçlunun mal kaçırma ihtimali, delillerin kaybolma riski veya alacağın tehlikeye girmesi hâlinde, asıl alacak davası açılmadan veya takip sırasında ihtiyati haciz talep edilebilir. Mahkeme, teminat karşılığında borçlunun banka hesapları, taşıtları veya taşınmazları üzerine geçici haciz konulmasına karar verebilir. İhtiyati haciz, özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda etkili bir baskı ve güvence aracıdır.

Alacaklıların sık yaptığı hatalar

  1. Takip talebinde borçlu bilgilerini eksik veya hatalı yazmak (TCKN/VKN, adres).
  2. Fatura ile sözleşme bedelinin çelişmesi; faiz ve masraf kalemlerinin belirsizliği.
  3. Zamanaşımı süresini gözden kaçırmak veya kesen sebepleri oluşturmamak.
  4. Borçlu itiraz ettikten sonra süresinde itirazın kaldırılması davası açmamak.
  5. Mal varlığı araştırması yapmadan yıllarca sonuç alınamayan takipte ısrar etmek.

Borçlu tarafın itirazı ve uzlaşma

Borçlu, ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edebilir. Taraflar çoğu zaman uzlaşma, taksitlendirme veya mahsup görüşmeleriyle dava yükünü azaltabilir. Profesyonel ve yazılı mutabakat, ileride doğabilecek yeni uyuşmazlıkları da önler.

Stratejik değerlendirme: Ne zaman dava, ne zaman icra?

Alacak miktarı, delil gücü, borçlunun ödeme gücü ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamı birlikte değerlendirilmelidir. Bazen önce ihtarname ve uzlaşma, bazen doğrudan icra, bazen de önce alacağın tespiti davası daha doğru olabilir. Tek tip çözüm yoktur; her dosya kendi içinde analiz edilmelidir.

Büromuzun yaklaşımı

OY Avukatlık ve Hukuki Danışmanlık, icra ve iflas hukuku alanında alacak takibi, itirazın kaldırılması, ihtiyati haciz ve konkordato süreçlerinde müvekkillerine şeffaf bilgilendirme ile eşlik eder. Hedefimiz yalnızca takip açmak değil; sonuç odaklı ve maliyet-etkin bir tahsilat stratejisi oluşturmaktır.

Ticari alacağınız hakkında somut belgelerinizle danışmanlık almak için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.